Kuranla haşır neşir olmuş herkes iblisin hikayesini ,adem,iblis ve tanrı arasında geçen sahneyi bilir.İblis ademe secde etmeyi reddettiği için lanetlenir huzurda kovulur. Aslında İblis bu sahnede tanrının varlığına ve tanrının dosdoğru yoluna itiraz etmez .İnsanın o yola layık bir varlık olmadığını düşünür ve itirazı insanadır. İnsanın zaaf içinde bir varlık olduğu halde üstün kılınmasınadır. İnanırların zihninde bu sahne bir kalıp oluşturur.

Tanrının ve dinlerin eleştirildiği tartışmalarda ateistlerden bu sahnedeki iblis gibi davranmaları beklenir. Kutsal olmayan bir şey yapacaksanız bile tanrının huzurunda el pençe divan durmuş iblis gibi, tanrıya ,dine saygılı biçimde,inanırları incitmeden yapabilirsiniz.

Çünkü iblis bile tanrıya ve tanrının dosdoğru yoluna saygıda kusur etmez.Kaldı ki (inanırlara göre ) iblisi rehber edinmiş ateist kişi böyle bir hakka sahip olsun..

Oysa ateist tanrının varlığına da ,dinin övdüğü yolun dosdoğru yol olduğunu da itiraz eder.İnsan itiraz ettiği bir şeye nasıl saygı gösterebilir.

Eğer gösteriliyorsa bu ancak korkaklık ve ikiyüzlülük yaparak başarılabilir. Bunu yapan kişi inanırlar karşısında kendisiyle birlikte ,ateizmi de küçük düşürmüş, iblis konumuna düşmeyi kabul etmişlerdir. Ateizme ihanetin büyüğü budur.

İnanırlar kendi şahıslarına saygı duyulmasına beklemekte haklı olabilirler ama inançlarına saygı duyulmasını bekleme hakları yoktur.

Advertisements