Bilimadamı değilim ama hayal kurmak için felsefe yapmak için bilimadamı olmaya gerekte yok. Ve ”evren neden var” sorusuna cevap vermek zorunda kalsaydım.Yanıtın şöyle olurdu.

Başlangıcın ve sonun olmadığı bir boyutta ”mutlak yokluğun imkansızlığı” ile ”mutlak varlığın inkansızlığını” ifade eden iki enerji/ iki parçacık /iki düşünce/iki bilgi vs…iki zıt şey sonsuzdan beri gelen ve sonsuza kadar uzayacak olan bir keşmekeşin içinde deviniyorlardı. bunlar çekim etkileri olan parçacıklardı .

Bu devinim sırasında yokluğun imkansızlığı parçacıkları bir yere öbeklense, varlığın imkansızlığı parçacıkları onları kendine çekip yok edip duruyordu.

Tam bir karmaşanın ,çalkantının,kaosun sonsuz boyutta sürüp gittiği bir ortam..

İşte böyle bir ortamda çok büyük miktarlarda bir araya yığılan ,öbekleşen yokluğun imkansızlığı parçacıkları çok büyük boyutta bir çekim etkisi oluşturdular..Merkez bölgede bu yapı çökmeye başladı. Çöken bölgede sıkışan enerji big bang olup patladı ve günümzde maddeye dönüşen enerji bu şekilde ortaya çıktı.

Aslında evren gördüğümüz madde ve enerjinin arkasında ,onun atası diyebileceğimiz ”yokluğun imkansızlığı” parçacıkları/bilgisi/enerjisi vardır.

Advertisements