Narval balinası, boynuzlu balina veya deniz gergedanı olarak da adlandırılan yaşam olanı kutup bölgesi denizleri olan memeli bir hayvandır. Kış mevsimi dahil yaşamlarını sürekli arktik bölgede geçiren tek balina türüdürler. 70° Kuzey enleminin güneyinde nadiren görülürler. Narvallerin en yakın akrabası beyaz balinalardır(Belugalar) . Doğada 90 yaşına kadar yaşayabilen narval balinalarının yaklaşık olarak ,erkekleri 4,6 metre boya, dişileri ise 4 metreye kadar uzayabilirler. Yine yaklaşık olarak erkekler 1600, dişiler de 1000 kg ağırlıklara ulaşabilirler.Bu canlıların en dikkat çekici özellikleri, erişkin erkeklerde üst çenenin sol tarafında, dudağın yukarısında, yüze ait bir noktadan dışarı doğru çıkan mızrak benzeri yaklaşık 2-3 metre uzunlukta dişlere sahip olmalarıdır.yani bu diş ağzın içinden dışarı çıkmamaktadır.. Sola dönüşlü helix sarmalı yaparak ileriye doğru düz bir şekilde uzar, boynuz benzeri görüntüyü oluşturur.. Doğada dişleri uzayan başka canlılarda vardır. Fakat hiçbiri narval balinasının dişi gibi kavis yapmaksızın ve ileriye doğru adeta mızrak gibi uzamaz. Ayrıca spiral yaparak uzayan bir diş oluşu bakımından da yine doğada tektir.


İnsanların kalplerinin solda olması gibi narval dişlerinde de sola tercihli asimetri sürekli korunur.Dişlerin ağırlığı 10 kg’a kadar erişebilir. Boynuz benzeri bu yapının nadir de olsa dişilerde de çıktığı olabilmektedir.Ortalama 500 erkekten birinde normalde körelmiş şekilde içerde kalması gereken sağ diş de uzar.Dişi narval balinalarında nadiren de olsa uzayan diş erkeklerinkiyle kıyaslanınca daha kısa ve daha düz yapıda olduğu gözlenir. Fakat iki dişin uzaması ise dişilerde çok ender bir durumdur. Şu ana kadar kayıtlara geçmiş sadece bir tane örnek vardır… Fillerin dişleri gibi narvallerin dişleri de kırıldığında tekrar büyümez. Ancak, bu dişlerin kırılması görece zordur çünkü sert ve bükülmez gözükseler de oldukça esneklerdir: yaklaşık 2,5 m uzunluğundaki bir narval dişi, kırılmadan her yöne yaklaşık 30 cm kadar esneyebilir. Eğer kırılma dışı bir hasar görürse de belli ölçüde kendini onarabilir.

Bu kadar uzayan bir dişin ne işlevinin olduğu evrimsel açıdan tartışmaların konusu olmuştur. Henüz üzerinde bilimsel olarak çok fazla çalışılmış bir hayvan olmaması nedeniyle haklarında her şeyin bilindiği söylenemez..Ancak geniş kabul gören açıklama ,tıpkı erkek aslanların yelesinin ve tavus kuşlarının kuyruk tüylerinin olduğu gibi seksüel seçilimle gelen bir sonuç olduğu yönündedir. Çünkü erkeklerde çıkmaktadır.Buzları kırmak veya başka bir fonksiyonundan yararlanmak için gerekli olmuş olsa idi. Dişilerde de görülmesini beklemek mantığa uygun olurdu..Daha büyük dişe sahip erkeklerin daha yüksek olasılıkla bir eş bulabileceği görüşünden hareketle, bu dişin birincil işlevinin gösteriş ve baskınlık olduğu görüşü benimsenmiştir. Bu hipotezin öne sürülmesinin bir diğer nedeni, “diş tokuşturma” olarak adlandırılan ve erkek narvallerin dişlerini birbirlerine sürttüğü etkinliğin gözlenmesi olmuştur.

İhtişamlı göründüğü tartışmasız olan bu dişin aksine,narval balinalarının yeni doğmuş bebek misali ağızlarında başka hiç dişleri yoktur.Fetus döneminde altı çift diş tomurcuğu belirir .Fakat yetişkinliğe girinceye kadar onlardan dört çift zamanla yok olur.Kalan iki çift diş tomurcuğu aslında köpek dişi sınıfından olan narval boynuzunu oluşturmaya devam eder.Soldaki diş , narval balinalarına bildiğimiz görüntüsünü kazandırıncaya kadar büyümeye devam ederken , sağdaki dişin gelişimi genellikle çok erken safhada durur ve körelmiş vaziyette öylece kalır.

Bu güne kadar doğada beslenirken gözlemlenememiş olmalarına rağmen yakalanan narvallerin midelerinden çıkanlara bakılarak ,kalamar,karides, grönland halibutu (kalkana benzer yassı balık ) gibi hayvanları avladıkları ve avlarını çiğnemeden yuttukları görülmüştür.

Derin dalıcı olan bu hayvanlar dalış sayısı olarak günde yaklaşık 18 ila 25 kez arası sefer yapabilir. Dalma mesafesi olarak en az 800 metreyi bulan dalışlar yaparlar ve bu dalışların bir kısmı ise 1500 metre derinliği bulur.Su altında 25 dakika kalabilirler.

Advertisements