Home

Küreselcilik ve ulus devletler tartışmasından son nokta.

Leave a comment

Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Yunanistan seçimleri dünya tarihi açısından kritik bir dönemece işaret ediyor olabilir. Yunanistan gibi tarihinin, kültürünün, geleneğinin derinliği açısından dünyanın geri kalanına fark atabilecek bir ülke, üstelikte milliyetçi duyguları gelişmiş bir toplum, Avrupa Birliği’nden yana tavır koyanların seçimleri kazanmasına tanık oldu. Üstelik bu sefer Avrupa birliğinden yana olmanın ciddi ekonomik bir faturası olmasına rağmen böyle oldu. Bu sonuç dinler, devletler, ırklar, milliyetler.. vs üstü küresel bir insanlık algısının boş bir ütopya olmadığını göstermektedir. Yunanistan seçimleri bana kalırsa ulus devletlerin tabutuna son çiviyi çakmıştır.
Advertisements

Ulusalcılık hakkında düşüncelerim

Leave a comment

Neden ulusalcı düşüncelerimden vazgeçtiğimi  yazarsam ,ulusalcılık hakkındaki düşüncelerimi ve eleştirilerimi kısaca ifade etmiş olurum.
Eskiden Türkiye’de yaşayan insanları tek bir halk haline getirmenin ve  homojen bir blok oluşturmanın insanlarımız için en doğrusu olduğunu düşünürdüm.Dolayısıyla kürtler ,lazlar çerkesler..vs ler asimile olmalı türklüğün içinde eritilmeli ve yek pare bir millet ,bir ulus haline gelinmeliydi. Böyle olursa güçlü bir toplum ve ona ait güçlü bir devlet ortaya çıkardı. Bu durum iyi birşeydi ve hepimizin çıkarınaydı.Aynen böyle düşünürdüm.
Böyle homojen bir toplumun yaratılabilip ,yaratılamayacağı hakkında ise bilimsel bakış açısıyla  fazla kafa yormuşluğum yoktu.Eğitim ve bir takım zorlamalarla neden başarılamasın diye düşünüyordum. Yeterli eğitimi verilirse insandan her şey yapılabilirdi. İnsanı hor gören bir bakış açım vardı.İnsan değişmeye zorlanabilirdi.Ve bu zorlamanın etkisiyle istenen sonuç alınabilirdi. Hepimizin iyiliği için bunu yapmakta nasıl bir sakınca olabilirdi ki??? Böyle düşünüyordum.
Sonradan anladım ki insanları değiştirmek öyle sanıldığı kadar kolay değilmiş. Kolay olsa en başta kendimde değiştireceğim tonla şey vardı ama ne kadar çabalasamda istediğim kadar değişemiyordum. Anladım ki değişiminde sınırları ve hızı varmış. Bu durumda  insanı istediğimiz her kalıba dökebileceğimiz şeklindeki düşümcemin yıkılmasına neden oldu.
Dolayısıyla anladım ki vanlı bir kürt kendi anadilini unutsa artık kimlik olarak öz be öz türk olarak kendini görse bile hiçbir zaman izmirli türk ile  homojen bir halkın iki evladı olamayacaktır.. Arada her zaman bir takım farklılıklar ,bir takım sınırlar kalacaktır. İnsan içinde doğduğu çevreyle birlikte şekillenmek zorundadır ve çevresi insanı inşa ediyor. Dolayısıyla İzmir ile van aynı ekonomik, sosyolojik, coğrafik koşulları hiçbir zaman taşıyamacağına göre bu iki çevrenin üreteceği insanda hiçbir zaman aynı halkın iki evladı olamayacaktır.Bu doğanın kanunudur ve buna karşı mucadelenin başarılı olması  imkansızdır. Olmayacak bir gömleği bir topluluğa zorla giydirmeye çalışmanın bence  bir anlamı yok….